16.01.2014-Perşembe / Gündüz 2 – Araba, dede ve tümsekler ve şifre

Araba, dede, tümsekler, sayılar ve kriptolu kağıt
Bir dede var. Arabaya biniyoruz. Araba bir garip. Oyuncak gibi. Gittiğimiz yolda tümsekler var çok fazla. Hızlanıp o tümseklerin üstünden geçiyoruz. Araba havalanıyor tabii tümseğe girince. Havada kalıyoruz bir süre. Çok zevkli. 3-4 tümsek atlıyoruz böyle. Son tümsekten atlarken yere indiğimiz noktada arabanın ön tekerlekleri başka bir tümseğin üstüne geliyor. Araları yakınmış çok. Onun da üstünden zıplıyoruz hafifçe. Sonra dede daha çok tümsek atlamak için bir havuzu işaret ediyor. Orada plastikten yapay tümsekler var. Ben çok gönüllü değilim ama oraya da giriyoruz. Tabii yapay olduğu için tümsekler küçük ve o kadar keyifli olmuyor.

Bir adamın evinin kapısının önündeyiz. Alsancak’ın ara sokaklarındaki gibi küçük yan yana dizilmiş eski evlere benziyor. Arada kalmış. Ufacık bir girişi var. Kapı numarasına bakıyorum nedense: 222? Son rakam biraz silinmiş ama onu da 2’ye benzetiyorum.

Bir kağıt. A4’ten daha uzun bir kağıt üstünde şifreler var. Çözmeye çalışıyorum. Kağıtta sadece rakamlar ve harfler var. Aralarında hiç boşluk ya da satır arası yok. Nedense 1’den 13’e kadar olduğunu düşünüyorum. Sanki iskambil kağıtlarında olduğu gibi. Sıraya dizmeye çalışıyorum ama yaptığım iş anlamsız geliyor çünkü her rakam ve harf tekrar tekrar kullanılmış.

16.01.2014-Perşembe / Gündüz 1 – Tabaktaki Sayılar

Tabaktaki Sayılar
Vay anam vay. Sayılar sayılar sayılar. Çok fazlaydı. Çok tuhaf yuvarlaklı silindir gibi bir şeylere iki tarafından tutturulmuş acayip tabağa benzer şeylerin içinde sayılar görüyorum. En çok 247 görüyorum. 249 var. Ama ‘sanki sayıların hepsi var’ diye düşünüyorum,‘saçmalık bu’. Uyanınca hatırladığım ise 24’le başlayan sayılardı. 247 çok göründü. Yeşil ve mavi renkler içindeydi bu sayılar. Tabaklar mavi sayılar yeşildi galiba.

14.01.2014-Salı / Gece 1 – Kafa Geliyor

Kafa Geliyor
off ya çok şey kaçırdım.
Gece rüyamda kahkaha atarak uyandım. Birileriyle birlikte açık alandayız. Önümüze gelen her şeyle dalga geçiyor, gülüp eğleniyoruz. İçlerinden biri “kafa geliyor” diyor. Hepimiz dönüp onun işaret ettiği yöne doğru bakıyoruz. Dev gibi bir kafası olan bir insan görüyoruz. Espriymiş. Nasıl gülüyoruz, nasıl gülüyoruz anlatamam. İşte ben de öyle kahkahalar içinde uyandım.

Bundan önce bir rüya daha görmüştüm. Gülerek uyandığımda onu da çok net ve tüm detaylarıyla hatırlıyordum. Üşendim, kalkıp yazmadım. O kadar net ki muhakkak hatırlarım diye düşündüm ama hiç hatırlamıyorum. Çok güzel, yumuşacık, sıcacık bir rüyaydı. Tek hatırladığım siyah takım elbiseli, beyaz gömlekli adamlar hissi

13.01.2014-Pazartesi / Gece 1 – İsim Listesi

İsim Listesi
Liste halinde isimler gördüm :

1.Barış Bolboy
www………….
2.Bişey bişey
www…..
3.Başka bişey başka bişey
www…….
4.Bişey daha bişey daha
www…..

Bu altta yazan web adreslerini tam göremedim. Bu kişilere ait web siteleriymiş. Barış Bolboy’a baktım internetten bulamadım. Barış Balbay var. Onu da ellemedim.

13.01.2014-Pazartesi / Gündüz 1 – Kedi

Rüya Ödevi Kedisi
Salonda dizlerimi karnıma çekmiş uyurken dizlerimin önünden kedi geçti. Tam o anda “rüya!” dedim ama uyanmıştım çoktan.

Bu kedi bugünün ödevleri için belirlediğim görevlerden birine aitti. Sokakta aşağı inerken görüp kendime “rüya mı görüyorum?” diye sorduğum kediydi. Sonra ben o kediyi metronun merdivenlerinden inerken gördüm. Daha sonra aynı kedi, okulun merdivenlerinden aşağı iniyordu.
Aynı kediyi 4 defa görmek 🙂

Bir de ben rüyalarımda kedi görmüyorum hiç, köpek görüyorum dediğim günlerde

12.01.2014-Pazar / Gündüz 3 – Korkuluksuz Köprüde

Korkuluksuz Köprüde

İşte annemle çıkmışız o ptt midir nedir binadan, pasaport’tan konak’a doğru yürüyoruz ki otobüse binelim de evimize gidelim diye. Köprü var, karşıya geçmemiz gerekiyor. Köprüye çıkmışız tam yürürken aklıma geliyor ki bana bir ara sms gelmişti. Bir yandan yürüyorum bir yandan mesaja bakıyorum. Layka‘dan gelmiş. Tekerleme ya da bir şiir gibi. “Gönül güç” kelimeleri ile başlayan, benzer ya da aynı kelimelerle tekrar eden, ‘Gönül güç işleri sever’ anlamına gelen, 5-6 mısralık bir şiir ama tamamını okuyamadan Layka bu sefer arıyor. Açıyorum, sms’te yazanları okuduğumu zannediyor ve açıklama yapıyor ne demek istediğine dair. “ya işte yani sonunu boşver sen yaz” gibi bir şeyler söylüyor. O sırada uyandırdılar işte beni.
Bu arada köprünün korkulukları yoktu. Beton ve gümüşi alüminyumdan yapılmıştı. Bir de mesajdaki türkçe karakterler tuhaf görünüyordu. Benzeterek okumuştum.